Yakın bir geçmişe kadar toplumun aile içinde kadın ve erkeğe yüklediği geleneksel roller gereği babalar, iş hayatı ve aile hayatı arasında bocalama durumunu anneler kadar yoğun yaşamıyordu. Çünkü bu toplumsal roller gereği yeni doğan bebeğin bakımı, yeni hayatına sosyal ve fiziksel uyumunun sağlanması, duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması gibi sorumlulukları üstlenen ve gerektiğinde işinden fedakarlık yapan büyük ölçüde anne olurken; baba işine öncelik vererek ailesine maddi destek sağlamakla yükümlüydü. Ancak günümüzde çocukların bakım ve yetiştirilmesinde babaların da aktif katılımı gittikçe önem kazanmaktadır. Özellikle ebeveynliğin ilk yıllarında anne babanın çocukla beraber vakit geçirmeye özen göstermesi hem çocuğun hem de ebeveynlerin gelişimleri açısından önemlidir. Çocuğun duygusal ve fiziksel olarak anne-babaya ihtiyaç duyduğu her an onun yanında bulunabilmek ebeveynler için full-time bir iş sayılabilir. Bu sebeple de bir baba olarak işinize ayırmanız gereken zamanla çocuğunuza ayırmak istediğiniz zamanı dengelemede zorluklar yaşayabilirsiniz.

Ayrıca bebekle daha fazla vakit geçirdiği için anneyle bebek arasında ilk başlarda oluşan yakınlığa dahil olamama ve anneye göre bebek bakımı hakkında çok daha bilgisiz ve tecrübesiz olma gibi sebepler bir baba olarak başlarda biraz dışlanmış hissine kapılmanıza yol açabilir. Ama bu durum aslında son derece normaldir ve bebeğinizle bir süre vakit geçirip onu tanımaya, onun bakımı ve gelişimi ile ilgili detayları öğrenmeye başladıkça bu dışlanmışlık ve yabancılık duygusu kendiliğinden yok olacaktır.

İş hayatınızdaki stres bulaşıcıdır. İş yerinde yaşadığınız stresi, sorunları farketmeden eve yansıtıyor olabilirsiniz. Bu durum hem eşinizi hem çocuklarınızı olumsuz etkileyecektir.

İş stresinizi eve mümkün olduğunca az yansıtmak ve işinizle çocuklarınıza aıyrdığınız zaman arasında sağlıklı bir denge kurabilmek için size birkaç küçük ipucu:

• Patronunuzla öncelikleriniz hakkında konuşmayı deneyin. Aileniz ve çocuklarınızla geçirdiğiniz zamanın sizin için ne kadar değerli olduğunu anlatmaya çalışın ve mümkünse iş programınızı aile düzeninize uygun biçimde oluşturmaya çalışın. Patronunuza işinizin sizin için çok önemli olduğunu ancak iş hayatındaki performansınızın da ailenizdeki mutluluğunuzla doğru orantılı olduğunu belirtmeniz de faydalı olabilir.
• Stresli bir iş günü sonunda eve dönüyorsanız, eve girmeden önce (ofiste ya da arabanızdayken olabilir) kendinizi rahatlatmak, kafanızı boşaltmak için kısa bir süreyi kendinize ayırın. Böylelikle eve girdiğiniz andan itibaren sizi bekleyen çocuklarınızla paylaşabilecek enerjiyi toplamış olursunuz.
• Eşinizle sürekli iletişim hâlinde olun ve işinizde yaşadığınız stresi, iş ve aile arasında dengeyi kurmada yaşadığınız zorlukları ona, yakınmadan, anlayışlı bir tarzda anlatmayı deneyin. Unutmayınki eşiniz ve siz bir takımsınız. Eğer eşiniz iş yaşamınızla ilgili bilgi sahibi olursa size olan desteği ve anlayışı artacak ve size elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışacaktır. (örneğin eve geldiğiniz ilk dakikalarda çocukları biraz oyalayarak bu arada sizin kendinizi toparlamanıza ve iş stresinden sıyrılıp ev ortamına adapte olmanıza zaman verebilir.)
• Eşinizden sürekli olarak sizin işte bulunduğunuz sürede çocuklarınızın günü nasıl geçirdiğine dair bilgi alın. Çocuğunuza siz yokken oynadığı bir oyun ya da izlediği bir filmle ilgili sorular sorup yorumlar yapmanız, ayrı olduğunuz zaman dilimlerinde bile onunla ilgilendiğinizi hissetirecektir.
• Gün içerisinde ofisten çocuklarınızı arayıp okuldaki sınavın ya da basketbol maçının nasıl geçtiğini sorun, günlük aktivitelerini yanında olmasanız da takip etmeye çalışın.
• Eğer mümkünse çocuğunuzu birkaç kez iş yerinize götürüp yaptığınız işleri ve bunları neden yapmak zorunda olduğunuzu açıklamaya çalışın. Sizi kendinden ayrı tutan bu ortamı tanıyıp anlaması aranızdaki yakınlığı güçlendirecektir.
• Eşinizle bir anlaşma yapın ve günlük sorunları ya da çocukların disiplini ile ilgili konuları eve girdiğiniz ilk saatlerde tartışmamaya özen gösterin. Eve girer girmeniz çocuklarınızın o günkü yaramazlıklarını ve günlük problemleri dinlemek durumunda kalmanız çocuklarınıza iş dönüşü verebileceğiniz ilk tepkilerin negatif olmasına yol açabilir. Oysa birkaç saat eşiniz ve çocuklarınızla güzel vakit geçirdikten sonra bu tür sorunlarla ilgilenirseniz daha yapıcı çözümler bulabilir, aile içinde daha ılımlı bir hava yaratabilirsiniz.
• Eğer sıklıkla iş seyahatine çıkmak zorunda kalıyorsanız, her defasında evden ayrılmadan önce çocuklarınıza nereye gittiğiniz, orada neler yapacağınız konusunda detaylı bilgi verin. Hatta seyahat zamanlarınızla ilgili onların anlayabileceği şekilde küçük takvimler ve günlük programlarınızı hazırlayıp verirseniz kendilerini sizin hayatınıza daha fazla dahil olmuş hissedeceklerdir.

Kaynak : http://www.cocukpsikolojisi.net/